BBP Eski Genel Başkanı Yalçın Topçu ittifakı nasıl yorumladı?

Ana Sayfa » Haberler » BBP Eski Genel Başkanı Yalçın Topçu ittifakı nasıl yorumladı?

BBP-YALCINTOPCU-HABER

BBP Eski Genel Başkanı Yalçın Topçu, partilerin aday listelerini değerlendirdi. Topçu, merhum Yazıcıoğlu’nun damadının AK Parti’den adaylığının isabetli olduğunu söyledi. Topçu ayrıca BBP ve Saadet ittifakı için çarpıcı yorumlar yaptı.

Kanal A’da yayımanan Gözden Kaçanlar programında Fahrettin Damga’nın konuğu olan BBP Eski Genel Başkanı Topçu gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Yalçın Topçu’nun konuşmasında öne çıkan kısımlar şöyle:

“Yazıcıoğlu’nun damadının adaylığı çok isabetli”

Hususiden başlayayım. Afşin Yazıcıoğlu Türk-İslam terbiyesi ile büyümüş. Babası Avni abi geçmişte Sivas’ta bizim geldiğimiz hareket içerisinde önemli görevlerde bulunmuş. O zaman ki mağduriyetlerin avukatlığını yapmıştır. Afşin Yazıcıoğlu ise Mühendis ve rahmetli Yazıcıoğlu’nun gözünün bebeği olan kızının eşi ve aynı zamanda yeğeni. AK Parti sanıyorum ki, hem gençliği ile hem de almış olduğu siyasi tecrübesi ile çok isabetli…

Buradan hareketle AK Parti aday adaylarına baktığınız zaman çoğulcu. O bizim partiyi kurduğumuz zaman tokluk içerisinde birlik diye ifade ettiğimiz, çok geç kalınmış partilerimiz için bir aday listesi olduğunu görüyoruz. Adayların bir çoğunun yetkin ve etkin insanlar olduğunu görüyoruz. Türkiye’de birileri mozaik diyor ben Ebru diye adlandırıyorum. O ebrunun renklerini oraya kattığını da görüyorum. AK Parti ile alakalı söyleyebileceğimiz budur.

Ayrıca bu üç dönem meselesi güzel. Neticede gençleşmiş Türkiye’nin genel sathına yayılmıştır. Ama görünen o ki AK Parti bu aday listesi ile sanıyorum ki yine büyük büyük bir ihtimalle fark atarak tek başına iktidar olacak. Ama benim arzum ve gönlümden geçen o dur ki millet adına, hatta ümmet adına, medeniyet coğrafyamız adına, mazlum milletler adına kim olursa olsun ama AK Parti, ama CHP, ama MHP bir kere Türkiye’de sağlıklı tek başına bir iktidar olsun. Şu üstümüze giydirilmiş ve dar gelen gömlek, o iktidar tarafından devlet-ebed, milleti esas alan bir anayasa ile değiştirilsin ve başkanlık sistemine geçilsin. İnatlaşma, bir kişi üzerinden olmaz bunlar siyaseten doğru şeyler değil. Milletin istikbalinin önünü kapatmaktır. Başkanlık sistemi ülkemiz için şarttır ve elzemdir.”

2 metreye yakın oy pusulası millet için zulümdür

“Türkiye’de siyasetin toparlanmasını çok önemsiyorum. Çünkü ben genetiğine evet değişen ama değişirken de geçmişini inkar eden,  mazisi ile kavga eden bir siyasetçi değilim. Ve çok şükür temsil siyaseti de yapmıyorum zaten sivil siyasetçiyim. Evet Başkanlık sistemi benim için çok önemli. Türkiye’nin hayati önemi olarak görüyorum. Bu açıdan siyasetin toparlanmasını alabildiğine özlüyorum ve istiyorum. Yani düşünün üç kafadar bir araya geliyor sonunda partisi olan bir isim koyuyor. Hele bir de cafcaflı tabela yaptırdı mı hadi bakalım YSK sayıyor. Yahu Partiler Kanununda ya da YSK Kanununda belirli şartlar yok mudur? Ben biliyorum ki, birçok partinin Türkiye’de 85 küsür seçim çevresinde bu kadar sayıyı onların bulması mümkün değil. İki metreye yakın oy pusulası çıkıyor. Bu durum bu millet için israftır zulümdür. Bu işler bu kadar da hafife düşmemeli. İfade ediyorum tekrar. Siyasetin toparlanması açısından çok önemsiyorum. Büyük yapılar içerisinde, çokluk içinde birlik.

Rahmetlinin biz o zaman partiyi kurduğumuz zaman çok güzel bir lafı vardı. Biz işte o zaman ülkücü gelenekten gelenler, sosyal demokratlar, milli görüş geleneğinden gelenler… Dedi ki, “Ben istiyorum ki gelen arkadaşlarımız, o kendi fikir okullarından getirdiklerini yaşatabilsinler burada.” Evet bu açıyla baktığımda diyorum ki siyaset toparlansın. Yani bu kadar çok parti bu kadar çok dağınıklık olmasın. Pekişmiş demokrasilerde aslolan STK’ların güçlenmesidir. Yoksa ikbale matuf üç beş kişi bir araya gelecek, seçim zamanlarında hangi kapıdan hangi ikbali koparırım noktasına bakacak olursan.

O zaman bizim jargondan konuşursak, “Bütün meselem meclise gireyim de ne olursa olsun”haline dönüşür. Hani sen bütün meselem sıratı geçeyim boşver meclisi diyordun derler adama o zaman.

Saadet Partisi ve BBP ittifakına nasıl bakıyorsunuz?

Ben 2011’e kadar o partinin kurucularından biriyim. Şimdi birileri bana ihanet ettin, sattın diyor. Muhsin Bey ile olmanın farklı saikleri vardı. Bizim bir hikayemiz vardı. 2011’e kadar duruşum farklıydı. Muhsin Bey’in vefatı ile geçen 2 yıl üç ayın duruşu da farklıydı.Yüz kere dedim hiçbir partiden aday adayı olmadım. Böyle bir teklif de beklemedim. Bana çok nazik bir şekilde söylendi. Ben de çok nazik ve nezaketli bir şekilde dedim ki, “Ülke sadece sizin probleminiz değil, ümmet de sadece sizin probleminiz değil. Bunlar sivil olarak ta yapılır dedim. 2011 itibari ile söylediğim her sözün arkasındayım. Neticede bir mazi var dediğim gibi kırmaktan korkuyorum. Ama şunu söyleyebilirim. Her iki hareketin de ki benim kurucusu olduğum harekette kuran 99 kişiden 9’u sayılamaz. Diğer taraftan da aynı şeyi söylüyorum Milli Görüş Okulunun kurucusu Erbakan’ın evladı için de geçerli. O bile bir tercihte bulunuyorsa, burada bir araya gelmenin başka şeyleri de konuşulabilir. Ama ben yine de iyi niyetle hayıra yormak istiyorum bu toparlanmaya vesile olsun.”

HDP Türkiye partisi olsun

“Diğer partilerden de memnunum. Mesela CHP’ye bakıyorum İlhan Kesici gibi çok etkin, yetkin . Mesela MHP’ye bakıyorum o ideolojik kalıplardan sıyrılmış. İşte HDP’ye bakıyorum. Ve gönlüm çok arzu ediyor. HDP gerçekten Türkiye’nin partisi olsun. Hiç unutmam rahmetli Yazıcıoğlu ile mecliste odadan çıktık kulise doğru gidiyoruz. Gazeteciler geldiler sordular, “Meclise girdiler ne diyorsun?” Dedi ki, “Gönlüm çok arzu eder ve ister ki, bunlar Türkiye’nin partisi olsun. Türkiye’de kazanır. Onlar da kazanır. Sayın Demirtaş’ın yapacağı çok basit terör terördür demeleri lazım.”

MHP’de bir dönüşüm göze çarpıyor

“MHP’nin listelerine baktığımız zaman ekonomi konularında, Türkiye’nin önemli meselelerinde söz söyleyebilecek, devlette ciddi birikimler taşıyan kişiler var. Bu açıkçası beni umutlandırıyor. Devlet Bey’in şahsi itibari ile zaten şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Türkiye’nin yar başı diyebileceğimiz noktalarda, Cumhurbaşkanlığı seçimini hariç tutuyorum. çok önemli noktalarda devlet adamı ciddiyetine ve bilgeliğine yakışır kararlarını biliyoruz.”

13 Nisan 2015

İlgili Terimler :

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Yorumlar

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz