Meral Akşener, Yağlı Kazık Olayını İlk Kez Açıkladı!

Ana Sayfa » Haberler » Meral Akşener, Yağlı Kazık Olayını İlk Kez Açıkladı!

Meral Akşener, Yağlı Kazık Olayını İlk Kez Açıkladı!

 

28 ŞUBAT SÜRECİNDE, HÜKÜMETİ DEVİRMEYE TEŞEBBÜS ETTİKLERİ İDDİASIYLA 103 KİŞİ HAKKINDA AÇILAN DAVANIN GÖRÜLMESİNE DEVAM EDİLİYOR.

Meral Akşener, o konuya ilk defa açıklık getirdi
Meral Akşener,“Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İçişleri Bakanı ileri geri konuşmasın, geldiğimizde, bakanlık önüne koyduğumuz bir yağlı kazığa kendisini oturturuz’ denmiştir. Çok üzüldüğüm, rencide olduğum bir konuydu. Ben Türk ordusunu Metehan’ın kurduğuna ve 2 bin 200 yıllık tarihi olduğuna inanırım. Bağrından Atatürk’ü çıkarmış bir ordunun, Balkanlar’da acılar çektirmiş Kont Vlad’ı örnek alması, benim için manidar olmuştur”dedi.

Mağdur sıfatı ile ifade veren dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, kendisinden daha fazla mağdur kişi olduğu için kendisinin mağdur saymadığını söyledi. Akşener ayrıca, “O iktidar suhuletle işi götürmeye çalıştı. İstifa etmeden başkasına görev verilemiyor. Çiller kendisine görev verileceğini zannederken, kendisine görev verilmedi. Onun da o işi götüremeyeceği kişisel görüşüm. Tansiyonu düşürmek amaçlı istifa edildi.” dedi.

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener mağdur ve tanık sıfatı ile ifade verdi. Mahkemenin davet etmesi ile duruşmaya katıldığını, daha önce ifade verdiğini ve sorulara cevap vereceğini kaydeden Akşener, “Pek çok insan mağdur oldu, en önemli Türk milleti mağdur oldu. Ordunun bazı yöneticilerin tavrı nedeni ile ordu mağdur oldu. Benden daha çok mağdur olan olduğu için kendimi mağdur saymıyorum.” ifadelerini kullandı.

TÜRK ORDUSUNUN KONT VLAD’I ÖRNEK ALMASI, MANİDAR OLMUŞTUR

Bakanlığı bürokratları ile asker arasında dönemin İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Teoman Ünüsan ile “ismini zikretmekten utandığı bir generalin” resmi görüşme yaptığını anlatan Akşener, “Görüşme esnasında, herkesin çok sıklıkla benim için kullandığı, ilginçtir, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İçişleri Bakanı ileri geri konuşmasın, geldiğimizde, bakanlık önüne koyduğumuz bir yağlı kazığa kendisini oturturuz’ denmiştir” dedi. Akşener, sözlerine şöyle devam etti:

“Sayın Ünüsan, yemin ettiğini, isim söylemeyeceğini, ama böyle bir tehdit olduğunu söyledi. Bunu, Meral Akşener’e yönelik tehdit olarak algılamadım. Sıradan bir Meral Akşener olsaydı, böyle bir söz söylenmezdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı olduğum için söylendi. Sayın Cumhurbaşkanına, gereğinin yapılması için ilettim. Gereği yapılmak üzere davranacağını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti’nin ordusunun mensubunun böyle bir densiz, edep dışı davranışı sebebiyle kurumların tahrip edilmemesi gerektiğini söyledi. Sayın Çiller, Sayın Erbakan da böyle söyledi. Kişisel olarak algılamadım. Kişisel olarak algılamış olsaydım, o zaman, o konuda aynı şekliyle gereğini yapardım. Çok üzüldüğüm, rencide olduğum bir konuydu. Ben Türk ordusunu Metehan’ın kurduğuna ve 2 bin 200 yıllık tarihi olduğuna inanırım. Bağrından Atatürk’ü çıkarmış bir ordunun, Balkanlar’da acılar çektirmiş Kont Vlad’ı örnek alması, benim için manidar olmuştur.”

“ASKERİ YÖNETİCİLERİN BU GÖREV KENDİLERİNİNMİŞ GİBİ HAREKET ETMEYE BAŞLADILAR”

Refah-Yol hükümetinin kurulduktan sonra irtica adı altında gerilim atmosferinin oluşturulmaya başlandığını belirten Akşener, “Haziran 1996’da hükümet kurulmuştu. 28 Şubat MGK’sında 18 madde karara bağlandı. Sonrasında hükümet irticayı odaklarla mücadele etmek konusunda verilen görevlerdi. Birden bir askeri yöneticiler bu görev kendilerininmiş gibi hareket etmeye başladılar. 5 Nisan’da, BÇG belgesi bana getirildi. Bunun hiyerarşik dışı bir belge olduğunu gördüm. İnceledim oradan bu belgeyi ile ilgili Tansu Çiller ile konuştum, Şevket Kazan üzerinden Necmettin Erbakan’a ulaştırma kararı aldık. Erbakan’ın bu konu üzerinde Çiller ile yaptığı görüşmeye olduğunu duydum. Mayıs sonunda yapılan MGK sonrası casuslukla suçlanır buldum. Sonrasında hükümet düştü.” şeklinde konuştu.

8 Temmuz 1997’de basın açıklaması yaptığını hatırlatan Akşener, söylediklerinin arkasında olduğunu ve kişisel olarak hiçbir zorlama ile karşılaşmadığını söyledi.

“İÇİŞLERİ BAKANI’NA YAPILMIŞ BİR TEHDİT OLARAK ALGILADIM”

O dönemde İçişleri Bakanı olarak tehdit edildiğini vurgulayan Akşener şöyle devam etti: “Müsteşarım tehdit edildiğimi önce bana söylemedi. Sonra sayın Çiller bana bunu söyledi. Daha sonra müsteşarım böyle bir tehdit olduğunu söyledi. Bunu Meral Akşener’e yapılmış bir tehdit olarak algılamadım. İçişleri Bakanı’na yapılmış bir tehdit olarak algıladım. Gereği yapılması için Cumhurbaşkanı’na ilettim. Gereği yapılmazsa gereğinin yapılacağını söyledim. Sayın cumhurbaşkanı gereğinin yapılacağını söyledi. Çok üzüldüğüm, rencide olduğum bir konuydu.”

“ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM”

Davanın açılmasını sağlayan belgelerin Mesut Yılmaz hükümeti zamanında ortaya çıktığını dile getiren Akşener şöyle devam etti: “28 Şubat’ın, BÇG eli ile organize olan yaptırımları pek çok insanın hayatının değişmesine sebep oldu. Onları gördüğüm zaman kendimi mağdur görmem hicap kaçar. Doğal olarak şikayetçi değilim.”

Bir avukatın “MGK tarafından alınan kararların askerler tarafından dayatıldığı şeklinde bir dayatma var mıydı?” sorusuna Akşener, “Cumhurbaşkanına hitap edilen bir yerde küfür olamaz, bağırma olamaz, çünkü cumhurbaşkanına hitap edilir. Soğuk, gergin, sert ama belli bir nezaket çerçevesi içinde sürmüştür.” şeklinde cevap verdi.

“Bekir Yıldız’ın açığa alınması ile ilgili size baskı uygulandı mı?” sorusuna ise Akşener şu şekilde cevap verdi: “Hayır. Şahsıma ait herhangi bir tehdit almadım. Mümkün değildi, olsa inadına tersini yapardım. Sincan’da bir gece yapıldı. O gecedeki söylem ve eylemlerden sonra, yanlış olduğunu düşündüğüm için o şahıs hakkında soruşturma açtım. Daha sonra tanklar yürüdü.”

“TANSİYONU DÜŞÜRMEK AMAÇLI İSTİFA EDİLDİ”

“Sayın Erbakan’a karşı bir baskının olduğu veya siyasi tarafı kendinize çekmek için mi istifa edildi?” sorusuna ise Akşener, “Kağıt üstündeki bir sistem gibi değildi. ‘Bir dakika karanlık eylemler, bir üst düzey askere dayanılan haberler, STK’ların yürüyüşleri.’ Böyle bir atmosfer var. O iktidar niye değişti konusunu ben de kendime soruyorum. Çiller, kendini laikliğin temsilcisi sanıyordu. O iktidar suhuletle işi götürmeye çalıştı. İstifa etmeden başkasına görev verilemiyor. Çiller kendisine görev verileceğini zannederken, kendisine görev verilmedi. Onun da o işi götüremeyeci kişisel görüşüm. Tansiyonu düşürmek amaçlı istifa edildi.” şeklinde cevap verdi.

06 Mart 2015

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Yorumlar

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz